İnsan Kaynakları Bloguİşe Alım Maliyeti mi? Sen Bir de Yanlış İşe Alımın Maliyetini Gör!
Erman Kavlak20 Eylül 20263 dakika okuma

"Doğru kişiyi bulmak ne kadara mal olur?"
İşverenlerle görüşürken bu soruyu sık duyuyorum. Gayet anlaşılır; herkes maliyetini bilmek ister. Ama ben hesabın bir de şu tarafına bakılmasını istiyorum:
Yanlış kişiyi işe alırsanız ne kadara mal olur?
Bunu iki örnekle anlatayım.
En pahalı yemek, yenmeyen yemektir
Parasını ödersiniz ama karnınız doymaz. Ne yemekten keyif alırsınız ne de vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besini ve enerjiyi karşılayabilirsiniz. Üstelik hâlâ açsınızdır; yeniden yemek bulmanız, yeniden zaman ve para harcamanız gerekir.
Bir de sırf parasını ödediniz diye o yemeği zorla yemeye çalıştığınızı düşünün. Bu kez mesele aç kalmanın ötesine geçer, mideniz de bulanır. Başta yalnızca bir öğünü kaybetmişken gününüzün geri kalanından da olabilirsiniz.
Yanlış işe alımda da benzer bir hesap var.
Maaşı ödersiniz ama beklediğiniz iş çıkmaz. Pozisyon kâğıt üzerinde dolmuştur, ihtiyaç ise devam ediyordur. İşler gecikir, hatalar düzeltilir, yöneticinin zamanı tükenir. Birlikte iş üretmenin verdiği tatminin yerini sürekli kontrol etmek ve eksik tamamlamak alır.
Asıl görünmeyen fatura diğer çalışanlarda birikir
Yapılmayan işi ekip arkadaşları üstlenir. Kendi sorumluluğunu yerine getiren insan, bir başkasının açığını da kapatmaya çalışır. Bu durum uzadığında şu sorular ortaya çıkabilir:
- "Bu kişiyi hangi ölçüte göre işe aldılar?"
- "Neden onun işini de ben yapıyorum?"
- "Benzer ücretleri alıyorsak bu yük farkının karşılığı nerede?"
Artık konu tek bir çalışanın performansı değildir. Yönetimin kararlarına güven, ücret adaleti ve insanların burada kalma isteği de tartışılmaya başlar.
Her yanlış işe alım toplu ayrılıkla sonuçlanmaz elbette. Ama sorunu görmezden gelirseniz, bir kişilik açığı kapatmaya çalışırken iyi çalışanlarınızı kaybetmenin önünü açabilirsiniz. Yaprak dökümü bazen böyle başlar.
Bu döngünün sayısal karşılığını görmek isterseniz: çalışan devir hızı hesaplayıcısı gönüllü ve gönülsüz ayrılmaları ayrı ayrı gösteriyor. Çalışan devir hızı nasıl düşürülür yazısında da hangi ayrılmanın seçim, hangisinin elde tutma sorunu olduğunu anlattık.
Bir de diş örneği var
Bir dişinizi kaybettiğinizde, sırf boşluk dolsun diye yerine çürük bir diş koymayı düşünür müsünüz?
Elbette düşünmezsiniz. Çünkü amaç boşluğu doldurmak kadar, yeniden rahatça çiğneyebilmek ve ağrısız yaşamaktır. Sorunlu bir çözümle o boşluğu kapatmak, ihtiyacınızı karşılamadığı gibi yeni sorunları da beraberinde getirir.
İşe alımda ise bazen tam olarak şu cümleye sığınıyoruz:
"Birini alalım da şimdilik idare etsin."
Peki, kim idare edecek?
Eksik kalan işi tamamlayan ekip mi? Her adımı kontrol eden yönetici mi? Geciken işi bekleyen müşteri mi?
Buradaki benzetme insanın değerine değil, ihtiyaca uymayan bir seçimde ısrar etmenin sonuçlarına ilişkin. Bir kişi başka bir görevde çok başarılı olabilir. Ama sizin pozisyonunuzun gerektirdiği yetkinlikleri karşılamıyorsa, o koltuğa oturmuş olması sorunu çözmez.
Hesabı doğru yapmak
Yanlış işe alımın hesabını yaparken yalnızca ödediğiniz maaşı toplamayın. Yeniden aday aramak için harcadığınız zamanı, boşa giden eğitim emeğini, aksayan işleri, kaçan fırsatları ve yorulan ekibi de hesaba katın.
Yetenek ihtiyacını "idare edecek biriyle" karşılamaya çalıştığınızda, maliyeti çoğu zaman işi iyi yapan insanlar öder.
Bu yüzden işe alımda benim derdim bir koltuğu doldurmak değil, o koltuğun gerektirdiği katkıyı sağlayacak insanı bulmak.
Çünkü ucuz görünen bir işe alım, sonunda şirketin en pahalı kararı olabilir.
Erman KAVLAK
Kalem kalem bir maliyet listesi ve kendi rakamınızı çıkarmak için: yanlış işe alımın firmaya maliyeti nasıl hesaplanır ve işe alım maliyeti hesaplayıcısı.
Kararı tek bir izlenime bırakmamak için adayın çalışma biçimini ve baskı altında karar davranışını ölçüyoruz: Assessment Center.
Açık pozisyonunuzu konuşmak isterseniz buradan paylaşabilirsiniz.


